Kaynak: Türkiye Spor Ansiklopedisi
Toplayan: Sulhi Garan
Araştırma/Derleme: Murat Hasras (Iğdır)
Uzun senelerden beri memleket sporunun ön planında yer almış, eskrimde, güreşte, atletizmde, futbolda memleketi temsil edebilecek kabiliyette gençler yetiştirmiş ve futbolda muhtelif [çeşitli] tarihlerde İstanbul ve Türkiye şampiyonluğu kazanmış ve bu seneye kadar ve beş sene mütemadiyen [sürekli] İstanbul şampiyonluğunu muhafaza etmiş [korumuş] olan Beşiktaş Gençlik Kulübünün tarihçesini neşretmek [yayımlamak], ansiklopedimiz için üzerinde durulmaya değer bir mevzudur.
Mecmuamız [Dergimiz], mevzunun değeriyle mütenasip [orantılı] bir çalışma sayesinde bu kıymetli müessesemizin [kurumumuzun] doğumuna, inkişafına [gelişimine] ve maruz kaldığı muhtelif cemiyet [dernek] hadiseleri ve safhalarına ait bir malumatı [bilgiyi] toplamış bulunmaktadır.
En salahiyet [uzmanlık] sahibi zevattan [kişilerden] edindiğimiz bu malumatın [bilginin] ve vesikalara [belgelere] dayanan neşriyatımızın [yayınımızın] memleket spor tarihi bakımından hususi [özel] bir ehemmiyeti haiz olacağı [taşıyacağı] muhakkaktır.
Kırk İki Sene Evvel Beşiktaş Gençlik Kulübümüzün mevcudiyetini [varlığını] doğuran gençlik hamlelerinin ilk izlerine bundan tam 42 sene evvel, yani 1902 tarihinde rastlamaktayız. O tarihte Beşiktaş'ta Ihlamur semtinde oturan insanlar, bazı meraklı gençlerin Karakol sokağı köşesindeki bir evde toplanarak muhtelif [çeşitli] jimnastik hareketleri yaptıklarını bilirler ve kulaktan kulağa işitirlerdi.
Mutlakıyet [tek adam yönetimi] devrinin bütün bir tazyikine [baskısına] rağmen Beşiktaş kulübünü tesis edenlerin [kuranların] başında gelen Fuat Bey'in (halen Edirne mebusu [milletvekili] Fuat Balkan) Karakol sokağı başındaki evindeki bu toplantıları örnek alarak Beşiktaş'ın muhtelif [çeşitli] köşelerinde de hususi [özel] ve ferdi [bireysel] mahiyette [nitelikte] çalışmalar başlamıştı.
Rahmetli Ali Fetgeri Bey'i (Güreş federasyonu riyasetinde [başkanlığında] bulunmuş olan Ahmet Fetgeri Bey'in kardeşidir. Agopyan Hanı'ndaki film yangınında muhnik [boğucu] gaz tesiriyle [etkisiyle] vefat etmiştir), Osman Paşa ailesinin evlatları Şamil ve Bereket Beyleri bu çalışmaları teşvik eden spor meraklıları olarak tanıyoruz.
Bu gençler ilk fırsatta bir cemiyet [dernek] kurmaya ant içmişlerdi. Fakat istibdat [baskı/sansür] devrinin tehditçi ve takipçi muhiti [çevresi] içinde ferdi [bireysel] faaliyetlerine bile devam edemediler. Küstüler ve köşelerine sindiler.
1908 Meşrutiyet İnkılabı bu gençleri derhal harekete getirdi. Karakol sokağı başındaki evin yanında ve altında metruk [terk edilmiş/kullanılmayan] bir karakol vardı. Bu karakol binası içinde paralel, barfiks, gülle, güreş ve eskrime çalışmaya başladılar.
Fuat Balkan, Ali Fetgeri, Osman Paşazade Şamil, Bereket ve Hamza (Sabık [Eski] Afyon mebusu) Beyler bu hareketin başında bulunuyorlardı. Ortada Beşiktaş Kulübü yoktu. Fakat Beşiktaş'ta çalışanlar vardı.
Meşrutiyet'in ilk senesi genç teğmen Ali Fuat Efendi, Edirne Harbiyesine eskrim muallimi [öğretmeni] tayin edilmişti. Orada askeri rüştiyesinde [ortaokulunda] jimnastik muallimi bulunan Mazhar Bey'le tanıştı (jimnastik muallimi emekli yarbay Mazhar hoca). Edirne'de bir spor kulübü kurmaya teşebbüs ettiler [giriştiler].
Bu teşebbüs fiiliyat sahasına konmadan [uygulamaya geçmeden] 31 Mart hadisesi vuku buldu [meydana geldi]. 31 Mart hadisesinde Gönüllü Ordu ile İstanbul'a gelen Fuat Bey, Beşiktaş'ta eski arkadaşlarının toplu bir halde çalıştıklarını görünce artık bir cemiyet [dernek] kurmak zamanının geldiğini gördü ve bir müsamere [etkinlik], (Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü)nün doğumunu tesri etti [hızlandırdı].
Bu müsamere (1325) 1909 senesi Makabi Musevi Kulübü tarafından Tepebaşı Kışlık Tiyatrosu'nda tertip edilen bir idman bayramı idi. Bu idman bayramında sporla şahsen meşgul olmaları dolayısıyla tanışan birkaç Türk ile Beyoğlu Mutasarrıfı [Kaymakamı] Muhittin Bey (Kahire sefiri [büyükelçisi] merhum Muhittin Paşa) hazır bulunuyorlardı.
Bu birkaç Türk'e mukabil [karşılık] o müsamerede [gösteride] üç dört Rum kulübünün idare heyetlerinin yer almaları Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'i manen üzmüş ve merhum, bu üzüntüsünü Mazhar ve Fuat Beylere izhar ederek [açığa vurarak/belirterek] orada bulunan bir iki Türk zabitiyle [subayıyla] adetleri sayılı Türk güreş ve barfiks heveskarlarına [heveslilerine] teşvik edici beyanatta [açıklamalarda] bulunmuştu.
Bu sözlerden hız alan Mazhar Bey ertesi günü (Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü)nün resmen teşekkülü [kuruluşu] için Beyoğlu mutasarrıflığına müracaat etti ve kulüp, Türkiye spor tarihinde ilk defa hükûmetçe tescil olunan bir spor cemiyeti [derneği] olmak şerefini kazandı. (1909)
Beşiktaş kulübünün ilk müessisler [kurucular] heyetini eski bir nizamname [tüzük] kapağının iç sahifesinden [sayfasından] aynen neşrediyoruz [yayımlıyoruz]:
(Şükrü Paşa, Viyana ataşemiliter [askeri ataşe] sabıkı [eskisi]),
(Ahmet Paşa, Enver Paşa'nın babası),
(Muhiddin Bey, Beyoğlu mutasarrıf [kaymakam] sabıkı [Kahire sefir sabıkı]),
(Şeref Bey, Albay mütekaidi [emeklisi]),
(Hacı Bey, Fizan mebusu [milletvekili] sabıkı), (Şerafettin Bey, Süvari binbaşısı),
(Mazhar Bey, Terbiye-i bedeniye [beden eğitimi] muallimi [öğretmeni]),
(Refik Bey, Eskrim muallimi),
(Fuat Bey, Mekteb-i Harbiye [Harp Okulu] eskrim muallimi),
(Ahmet Bey, Bahriye [Deniz Kuvvetleri] yüzbaşılarından),
(Ali Bey, Terbiye-i bedeniye muallimi),
(İsmail Cenani Bey, 8. daire-i belediye reisi [başkanı] sabıkı),
(Celal Bey, Tercüman-ı Hakikat gazetesi muharrirlerinden [yazarlarından]),
(Sami Bey, Terbiye-i bedeniye muallimi),
(Şevket Bey, Terbiye-i bedeniye muallimi),
(Seyfi Bey, Terbiye-i bedeniye muallimi),
(Kemal Bey, Boksör),
(Hüsnü Bey, Boksör),
(Nuri Bey, Ressam),
(Hayri Efendi, Elektrik mütehassısı [uzmanı]),
(Ali Bey, Tüccar).
İlk İdare Heyeti
Beşiktaş Jimnastik Kulübünün ilk idare heyeti de Serasker [Başkomutan / Harbiye Nazırı] Emiroğlu Ziya Paşazade merhum Şükrü Paşanın riyaseti [başkanlığı] altında; Ziya (halen İstanbul mebusu Ziya Karamürsel), Trablusgarp mebusu Naci, merhum Şevket, Canani (8. belediye dairesi reisi), Fizan mebusu Cami ve eskrim muallimi Fuat (halen Edirne mebusu Fuat Balkan) Beylerden teşekkül etmişti [oluşmuştu].
Kulüp binası olarak Beşiktaş'ta Akaretler'de şimdiki kulüp lokaline bitişik evlerden biri kiralandı. Salon hareketlerine başlandı. Kulüp binasının arkasında vaktiyle harem ağalarının ahırları bulunan, enkazla dolu ve mezbelelik [çöplük] halinde bir arsa vardı.
Şükrü Paşanın nakdi yardımı ve Beşiktaş gençliğinin bir amele [işçi] gibi çalışması sayesinde ortaya bir spor meydanı çıktı.
1911 senesinde lokaliyle, sahasıyla artık tam ve maddi bir mevcudiyet [varlık] gösteren kulübün lokal ve sahasının küşat [açılış] resmi yapıldı.
Bu merasimi [töreni] Tanin gazetesinin 30 Nisan 1327 ve 13 Mayıs 1911 tarihli ve 3'üncü sene 968 sayılı nüshasından [sayısından] takip edelim.
Osmanlı Jimnastik Kulübünün Resmi Küşadı [Açılışı]
"Beşiktaş'ta vaki [bulunan/gerçekleşen] Osmanlı Jimnastik Kulübünün resmi küşadı [açılışı],
Şehzade Ömer Hilmi Efendi hazretleri de hazır bulundukları halde dünkü Cuma günü parlak surette [biçimde] icra olunmuştur [gerçekleştirilmiştir].
Resm-i mezkûrda [Adı geçen törende]
Bahriye Nazırı [Denizcilik Bakanı] Mahmut Muhtar Bey, sabık [eski]
Harbiye Nazırı [Savaş Bakanı] Salih Paşa,
Şükrü Paşa,
Doktor Ali Rüştü Paşa,
Beyoğlu Mutasarrıfı [Kaymakamı] Muhittin Beyefendi, Üsküdar Mutasarrıfı Faik Bey,
mebusandan [milletvekillerinden] bazı zevat [kişiler], donanma cemiyeti reisi Şefik Bey,
baytar [veteriner] mektebi müdürü Nuri Bey,
Hazine-i Hassa [Padişahın kişisel hazinesi] tahrirat [yazı işleri] müdürü Ziya Bey,
jimnastik muallimi Faik Bey,
Galatasaray kulübünden Ahmet ve Abdurrahman Rorenson, Cevdet ve Bekir Beyler hazır bulunmuşlardır.
Resmi küşada [açılışa], Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Beyefendinin (sabık Kahire sefiri merhum) nutk-u iftitahisiyle [açılış konuşmasıyla] başlanmıştır.
Müşarünileyh [Adı geçen kişi] 'bir kavmin aklen tealisi [yükselmesi/ilerlemesi] bedenen tekemmül [olgunlaşmasına/gelişimine] ve terakkisine [ilerlemesine] merbut [bağlı] olduğu ve Avrupalılardan yalnız akıl ve dimağ [beyin/zihin] ile değil kuvve-i bedeniye [beden gücü] cihetinden [yönünden] de pek geride kaldığımızı ve noksanlarımızdan [eksiklerimizden] birisinin de bu olduğunu' söylemiş ve tenezzülen [lütfederek/alçakgönüllülükle] teşrif buyurmuş [onurlandırmış] olan devletlü necabetlü [saygın ve soylu] Ömer Hilmi Efendi hazretlerinin kulüp riyaset-i fahriyesini [onursal başkanlığını] kabul buyurmalarını rica etmiş ve kulüp heyet-i idare intihabatı [yönetim kurulu seçimleri] da icra olunmuştur [yapılmıştır].
Heyet-i idare riyasetine [başkanlığına]
sabık Viyana ataşemiliteri Şükrü Paşa,
azalığa [üyeliğe] da sekizinci daire-i belediye reisi Şevket Cenani Bey,
Hazine-i Hassa-i Şahane müdürü Ziya Bey,
Berlin ataşemiliteri Enver Beyefendinin pederleri Ahmet Bey,
jimnastik muallimi Mazhar Bey,
eskrim muallimi Fuat Bey,
halter muallimi Ahmet Bey,
boks muallimi Hüsnü ve Barbist Ali Beyler intihap olunmuşlardır [seçilmişlerdir].
Bu merasimin ifasından [yerine getirilmesinden] sonra resmi küşada iştirak etmiş [katılmış] olan dokuzuncu alayın mızıkası tarafından terennüm edilen [çalınan/söylenen] milli marşlar ve latif [hoş/güzel] havalar arasında jimnastik, boks, eskrim, halter, alafranga güreş müsabakaları icra olunmuş [yapılmış] ve bu sırada muallim Faik Bey tarafından bir nutuk irat olunmuştur [söylenmiştir].
Merasimi müteakip [Törenin ardından] zevat [kişiler] cidden mükemmel bir surette tertip olunan büfeye davet olunmuş ve bu gibi müessesatın [kurumların] çoğalması temenniyatı [dilekleri] her tarafta tekrar olunarak merasime hitam [son] verilmiştir."
Spor tarihimiz itibarıyla kıymetli bir vesika [belge] olan Tanin'in bu nüshası [sayısı] Beşiktaş kulübümüzde mahfuz [korunmuş/saklı] bulunmaktadır.
Beşiktaş Jimnastik Kulübünün kuruluşundaki maksadın [amacın] ne kadar yüksek ve milli ülkülere dayandığını ilk nizamnamenin [tüzüğün] birinci maddesinde görmekteyiz.
Madde 1 - Kulübün Maksadı Teşekkülü [Kuruluş Amacı]:"Bir inhitat [çöküş] ve zeval [yok olma] tedriciyeye [aşamasına] yüz tutan nesl-i necibemizin [soylu neslimizin] temin-i bekası [kalıcılığının sağlanması] için lüzumu aşikar ve bedihi [apaçık/belli] bulunan harekat-ı bedeniyenin [beden hareketlerinin/sporun] memalik-i mütemeddinece [uygar ülkelerce] kabul edilen makul ve fenni usullerinin tatbiki ile Avrupaca darbımesel [atasözü/destan] hükmüne giren Türk kuvvetini ihya [yeniden canlandırma] etmektir.
"Beşiktaş Jimnastik Kulübünün kurucusu olan idealist insanlar, asil ve necip [soylu] Türk neslinin korunmasını, sıhhatini [sağlığını] ve sağlamlığını bir gaye [amaç] bilmişlerdi.
Milli bir gaye etrafında toplanan bu insanların Türkiye spor tarihinde ilk olarak kurdukları bu abidenin temelli ve milli karakteri itibarıyla Beşiktaş gençliğinin kalbine ve gönlüne dayanmıştı.Bu temel o kadar kuvvetli oldu ki onu ne umumi harbin [dünya savaşının], ne mütareke [ateşkes] devrinin buhranları [bunalımları], ne de her cemiyet [toplum/dernek] hayatında rastlanabilecek dahili [iç] kulüp hadiseleri yıkmadı ve yıkamadı.
İçinden ve dıştan sevgi, saygı ve ülküye dayanan bu spor kulübümüz, bugün 35 senelik şerefli tarihi ile cumhuriyet Türkiyesinin kıymetli bir müessesesi [kurumu] olarak cemiyet hayatımızda yerini almış ve çalışmasına devam etmekte bulunmuştur.
1909 senesinde hükûmetçe tescil olunan ve ilk defa bir spor cemiyeti [derneği] olmak şerefini kazanan Beşiktaş Jimnastik Kulübü, 1911'de Akaretler'deki yeni binasının resmi küşadını [açılışını] yaptıktan sonra çalışmalarına hız vermiştir.
Kulüp ilk çalışmalarını münhasıran [özellikle/sadece] beden terbiyesi ve idmana hasretmiş ve bunun için de idare heyetinden başka bir de öğretmen heyeti kurmuştu. Bu heyet spor faaliyetine göre mütehassıs [uzman] aza [üye] ve doktorlardan teşekkül ediyordu [oluşuyordu].
Kulübün spor programında bilhassa: "İsveç jimnastikleri, asker talimleri, endaht [atış], halter, lobut, baston, pramit talimleri, barfiks, paralel, halkalar, ip, her nevi [çeşit] koşular ve atlamalar, boks, eskrim, süngü mübarezeleri [çarpışmaları/maçları], alafranga güreş ve futbol" hareketlerinin yer aldığı görülür.
Az bir zamanda muhit [çevre] gençliği içinde büyük bir alaka celbeden [ilgi çeken] kulüp, bilhassa güreş, eskrim ve boksun ilk hocalığını yapmaya başlamıştı. Bugün memleketimizin her noktasında bu sporlarla temayüz etmiş [öne çıkmış/sivrilmiş] gençlerimizin ekseriyeti [çoğunluğu] Beşiktaş Jimnastik Kulübünün azalarından [üyelerinden] bulunmaktadır.
Bu sporların hocalığını yapan, eskrimde Fuat Balkan (halen Edirne mebusu), jimnastikte Mazhar Hoca (emekli süvari yarbayı), Ahmet Fetgeri (deniz yarbayı - güreş federasyonu reisi), güreşte geniş gövdesiyle Kenan bulunuyordu.
Bu meyanda [arada] atletik jimnastiklerde temayüz etmiş [öne çıkmış] ve kulübün müessislerinden [kurucularından] Sami Kalkay, sabık [eski] Adana Ticaret Mektebi Müdürü Ali Seyfi, hattat Şevki, Mehmet Fetgeri (merhum) bu sporların başında çalışanlar içindedir.
Bilhassa Ali Seyfi'nin İsveç jimnastikleri hakkındaki birçok mesleki yazıları ve Mehmet Fetgeri'nin de sporun tarz-ı terbiyesi [eğitim tarzı] hakkında içtimai [sosyal] ve mesleki ona yakın yazısı mevcuttur.
Bunlar böyle devam ederken; İngilizler de Kadıköy cihetinde [yönünde/tarafında] futbol hareketlerine devam ediyor ve lig maçları yapıyorlardı. O zaman Ramiles, Moda, Feniks, Kadıköy, İstroğles, Yıldırım kulüpleri mevcuttu.
Bir taraftan da Beşiktaş'ta iki takım teşekkül etmişti [kurulmuştu]. Biri Rumelihisarı'nın dalyancı Münür Bey'in "Basiret" kulübü ki burada Nuri Erkuş (baytar), Rüştü Erkuş (gümrük muhafaza başmüdürü), Küçük Hakkı, Büyük Hakkı, bekçi Ali'nin oğlu Ziya, Hafız Mustafa vardı.
İkinci kulüp de "Valide Çeşmesi Kulübü" idi ki bunda da Şeref (merhum), Kazım (şehit), Asım (şehit), Alaeddin (merhum), Salahattin Kıran oğlu, Mehmet (doktor), Hakkı (askeri hakim) vardı.
Bir müddet bu suretle faaliyette bulunan her kulüp, birbirini takiben Beşiktaş kulübüne iltihak ederek [katılarak] ilk kadrosunu şu suretle tespit etmişti:
Kaleci: Resul
Müdafiler [Savunmacılar]: Rıdvan, Behzat
Muavinler [Yardımcılar/Orta Saha]: Muallim [Öğretmen] Sırrı, Şair Kazım, Sabri, Halil
Muhacimler [Hücumcular/Forvetler]: İzzet, Mehmet, Asım, Şeref, Fahri, Mesut
Bilâhare [Daha sonra] Şeref'in kaptanlığı altında takım şu suretle kurulmuştu: Şeref (merhum), Refik Osman (antrenör, gazeteci), Nazmi, Adil, Hüsnü, Andon, Haluk, Orhan, Siyret, Nuri Erkuş, Manuk.
34 yıllık temiz bir maziye malik [sahip] Beşiktaş Kulübünün faaliyetini tetkik ederken [incelerken] bunu üç kısma ayırmak doğru olur:
I - Kuruluşundan Birinci Cihan Harbine [Dünya Savaşına] kadar devam eden dokuz senelik (Osmanlı Beşiktaş Jimnastik Kulübü) faaliyeti.
II - Harpten [Savaştan] sonra Şeref'in ölümüne kadar devam eden on dört senelik (Beşiktaş Jimnastik Kulübü) faaliyeti.
III - 1932'den bugüne kadar devam eden on bir küsur yıllık Beşiktaş Jimnastik ve Beşiktaş Gençlik Kulübü faaliyetidir.
Şimdi 2. kısma, yani on dört senelik faaliyete geçiyoruz:
Birinci Cihan Harbi çıkınca kulüp bir müddet için faaliyetini tatil etmek [durdurmak] mecburiyetinde kaldı ve eşyası da Köyiçi'nde bir mahalle nakledildi.
Harp sonunda 1918'de Beşiktaş'ta Valde Çeşmesinde taşlıkta toplanan gençler arasında Şeref (merhum), Rüştü Erkuş (gümrük ve inhisarlar [tekeller] müfettişi), Şükrü Erkuş (maliyede şef), Refik Osman (antrenör ve gazeteci), Nazmi (tüccar), Naim, Arif, Rasım bulunuyordu.
Bu arkadaşlar derhal kulübün tekrar faaliyete getirilmesine karar verdiler.
Ve Köyiçi'nde 27 numaralı dairede yeni idare heyeti kurdular.
Bu idare heyetinde yine: Şükrü Paşa, Fuat Balkan ve Ahmet Fetgeri bulunuyordu. Kuvvetli bir futbol takımıyla meydana çıkan kulüp yaptığı maçlarda Üsküdar, A. Hisar ve Anadolu takımlarını yenerek o vakit Cuma Ligi namı [adı] verilen ve Galatasaray, Fenerbahçe, Altınordu, Anadolu, Süleymaniye ve A. Hisar kulüplerinden müteşekkil [oluşan] lige, Beşiktaş da dahil olmuştur.
Yine Şeref'in teşebbüsü [girişimi] ile o zaman lig harici kalan altı kulübün de iştirakiyle [katılımıyla] (İstanbul Türk İdman Birliği)nin teşkiline [kurulmasına] önayak oldu ve ligde maçlara başlandı.
Bu ligin 1335-1336 ve 1337 seneleri şampiyonluğunu Beşiktaşlılar aldı.
Bu maçlarda futbolcular içinde kaleci Resul, Haki, Ethem, İbrahim Ali, Kemal, Nuri, Nuri (Arap), Rüştü Erkuş, Asım, İzzet, Kami, Cavit, Bilal, Hüsnü (Arap), Şükrü, Abbas, Süreyya bulunuyordu.
1336-1337 senesi Beşiktaş Kulübü pazar ligi yapan kulüplerin maçlarına da iştirak etmiş [katılmış] ve bu ligde o zaman Bekir, Refik Osman, Fitil Nuri ve Feyzi oynadıkları gibi lig ikincisi olmuştur.
1341 yılında (Beşiktaş Osmanlı Jimnastik) Kulübü, (Beşiktaş Jimnastik Kulübüne) tahvil edilmiş [dönüştürülmüş/çevrilmiş] ve muaddel [değiştirilmiş] nizamnamesi de tasdik edilmiş [onaylanmış] ve idare heyeti şu suretle teşekkül etmişti [oluşmuştu]:
Reis: Fuat Balkan (Edirne mebusu)
2. Reis: Ahmet Fetgeri (güreş federasyonu reis sabıkı)
Umumi Katip: Abdülkadir Karamürsel (avukat)
1923 yılında teşekkül eden Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakının [Spor Dernekleri Birliğinin] ilk defa tertip ettiği İstanbul şampiyonasına iştirak eden Beşiktaş, Süleymaniye'yi yarı finalde (3-1), Galatasaray'ı da finalde (2-0) yenerek İstanbul şampiyonu oldu.
O günkü takım şu suretle tespit edilmişti:
Kaleci Sadri Usuğlu - Refik Osman Top (antrenör gazeteci), Tevfik - Şahap, Cavit, Bahaddin - Nafi, Abdi, Edip, Saadet, Hasan.
1928'de olimpiyada giden kafilede de Beşiktaş'tan Refik Osman, Şükrü Erkuş, kaleci Osman (kaptan), Hayati, Hüsnü Savman bulunuyorlardı.
83 Gol Atarak Hiç Yenilmeden Şampiyon Olan Takım
Beşiktaş takımı 1927 senesinde Bulgaristan ve Romanya'da ve 1932 senesinde de Yugoslavya'da birer turne yapmış ve çok iyi neticelerle [sonuçlarla] memlekete dönmüştür.
1933-1934 senesi takım İstanbul şampiyonluğunu kazandı.
Ne yazık ki Şeref bu mühim [önemli] muvaffakiyetleri [başarıları] göremedi.O sene Bursa'da yapılan Türkiye birinciliğine iştirak eden kulüp; İstanbul grup müsabakalarını ve Bursa'da; İzmir, Samsun ve Ankara mıntıkalarının [bölgelerinin] kuvvetli takımlarını yenerek Türkiye şampiyonluğunu kazandı.
Bu muvaffakiyetin amili [başarının etkeni/sebebi] takım şu şekilde terekküp etmişti [oluşmuştu]:
Sadri, Hüsnü, Feyzi, Şeref, Eşref, Adnan, Ali, Nazım, Faruk, Muhterem, Cahit, Hakkı, Hayati, Mehmet Ali, Nuri gibi kıymetli oyunculardan teşekkül etmişti.
Beşiktaş takımının 1936'da İstanbul şilt birincisi, 1938 yılında tayyare kupası birincisi, milli küme ikincisi ve şilt finalistiği ve 1940-1941'de de İstanbul şampiyonluğunu 83 gol atmak suretiyle hiç yenilmeden aldığını görüyoruz.
Güreş Faaliyeti:
1910-1920 senelerinde Taksim'deki büyük güreş yerinde (Cihan pehlivanlığı namı altında yapılan ve Kurtdereli Mehmet, Filiz Nurullah ve Çaya gibi pehlivanların iştirak ettiği meşhur güreşlerde) Beşiktaş kulübünden de merhum Kenan ile Mehmet Fetgeri ve Hüseyin Hüsnü hakemlik vazifesi [görevi] görmüşler ve bu suretle bu güreşlerin fenni [teknik] kısmı Beşiktaş Kulübünün murakabesi [denetimi] altına terk edilmiştir.
Bahsedilen güreşler arasında yine Beşiktaş Kulübünün memleketimizde ilk defa olarak tertip ettiği amatör Greko-Romen güreş müsabakaları icra edilmiş [yapılmış] ve güreşlere iştirak edenler arasında Kemal, Ahmet Fetgeri, Mehmet Fetgeri, Ahmet Celal (Tercüman-ı Hakikat, Ulus muharriri [yazarı] ve ilk spor muharriri) Sait, Şerafettin, Şevket, M. Selma, Hüseyin Hüsnü, Agobyan, Artin ve Savaş bulunmuşlardır.
Bu amatör güreşler sonunda Beşiktaş kulübünden Mehmet Fetgeri hafif sıklet, Ahmet Fetgeri orta sıklet ve Kemal ağır sıklet şampiyonu olmuşlardır. Bu hadise Türk amatör güreş tarihimizde kayda şayandır [değerdir].
Beşiktaş Kulübü bundan sonra aralarında Tayyar, Abbas, Hayri gibi senelerce şampiyonluğu muhafaza etmiş kıymetli gençler bulunduran bir güreş kütlesi [topluluğu] yetiştirmiş ve senelerce bunu idame ettirmiştir [sürdürmüştür].
Eskrim Şubesi Faaliyeti: Beşiktaş Eskrim şubesi daima muvaffakiyetli [başarılı] bir mevcudiyet [varlık] göstermiştir. İstanbul şampiyonluğunu ellerinde tutan Beşiktaşlılar, Balkan şampiyonu olan Enver'i (ticaretle meşgul) yetiştirmişlerdir. Eskrimciler içinde Orhan (mimar), Fuat Balkan, Sermet, Cihat ve Suat Fetgeri bilhassa isimleri sayılacak kıymetli eskrimcilerimizdendir.
Boks Şubesi Faaliyeti: Merhum boksör Kenan'ın kulübümüze girmesiyle boks ve güreş şubesi en parlak devirlerini yaşamıştır. Kenan'dan boks dersi alanlar arasında İş Bankasının müdürü merhum Haydar Şekip, Hüseyin Hüsnü, Şevket Turgut, Sait Edip; Kadri, Kemal, İzzet, Hulki birinci derecede faaliyet göstermişlerdir.
Beşiktaş Terbiye-i Bedeniye Kulübü (Beşiktaş Gençlik Kulübü)nün 1903 yılında nasıl, nerede, kimler tarafından kurulduğunu şimdiye kadar çıkan nüshalarımızda [sayılarımızda], sahifelerimizin darlığına rağmen, mümkün olduğu kadar izaha [açıklamaya] çalıştık.
Beşiktaş Gençlik Kulübünün gayesi [amacı] beden terbiyesi [eğitimi] iken, asrın icaplarına [yüzyılın gerekliliklerine] uyularak, zamanla muhtelif [çeşitli] yeni spor şubeleri de kulübün bünyesine katılmış; eskrim, güreş, boks, atletizm gibi bilhassa mücadele sporları; muhitte [çevrede] büyük bir alaka çekerek, her geçen gün Beşiktaş kulübüne eşine ender tesadüf edilen [rastlanan] elemanların yetiştirilmesinde büyük amil [etken/sebep] olmuştur.
Beşiktaş'ın futbol şubesinin hakiki [gerçek] faaliyeti ve bu şubenin devamlı muvaffakiyetleri [başarıları] yakın senelerin mahsulüdür [ürünüdür/sonucudur].Merhum Şeref'in gayreti ve arkadaşlarının yorulmak ve tükenmek bilmeyen enerjileri; pek kısa zamanda Beşiktaş'ın futbol sahasında da esaslı bir kıymet olmasını sağlamış ve siyah-beyazlılar az bir zamanda futbol takımlarının en kuvvetlilerinden biri haline gelmiştir.
Beşiktaş Gençlik Kulübü 1936-1937 seneleri kros birinciliğini kazanarak, Balkan Olimpiyatına iştirak etmiştir [katılmıştır].
Bir sene sonra 5000 metrede İstanbul birinciliğini kazanan Beşiktaş, aynı sene bisiklet şampiyonluğu unvanını da ihraz etmiş [kazanmış/almış]; 1934'te de tayyare kupasını almıştır.
Yine 1934'te Türkiye futbol şampiyonu, aynı zamanda da İstanbul futbol birinciliği Beşiktaş kulübüne müyesser olmuştur [nasip/kısmet olmuştur].
1938-1939-1940-1941-1942 İstanbul futbol şampiyonu olan hep Beşiktaş'tır.
Türkiye'de ilk defa yüksek atlayan ressam Namık İsmail (merhum), maliye hesap mütehassıslarından [uzmanlarından] Cemil Uzun ve ilk uzun mesafe koşucusu Mehmet ve Sünusi'dir.
Bugün bilhassa futbolda, faaliyeti inkar edilemeyecek olan Beşiktaş Gençlik Kulübü idare heyeti aşağıda isimleri yazılı zevattan [kişilerden] müteşekkildir [oluşmaktadır]:
Reis [Başkan]: Abdullah Ziya Kozanoğlu
Umumi Katip [Genel Sekreter]: Ekrem Deger
Muhasebeci: Remzi Tosyalıoğlu
Umumi Kaptan [Genel Kaptan]: Sadri Usuğlu
Veznedar: Abdullah Posan
Yurt Amiri: Nazmi Ökten
Doktor: Hazım Bumin
Beşiktaşlılara, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da muvaffakiyetler [başarılar] temin ederken [sağlarken], memleket sporuna kazandırdıkları elemanlar için kendilerini takdiri bir vazife [görev] biliriz...
1 Mayıs 1944'ten başlayarak seri halinde sunulan araştırmanın kaynağı Türkiye Spor Ansiklopedisi mecmuasıdır...