ARA

Saved articles

You have not yet added any article to your bookmarks!

Browse articles

Çerez Politikası

Bu web sitesi, en iyi deneyim yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanır. KVKK metinlerine ulaşmak için tıklayınız Gizlilik Politikası

Etkin Denetim İçin Kamu Gücü Şart


Türkiye'de spor kulüplerinin yaşadığı mali ve idari sorunların önemli bir bölümü artık yönetim tercihleriyle açıklanabilecek seviyeyi aşmıştır.

Sorunun merkezinde, milyarlarca liralık ekonomik büyüklüklere ulaşan kurumların hâlâ büyük ölçüde gönüllülük esasına dayanan denetim mekanizmalarıyla kontrol edilmeye çalışılması bulunmaktadır.

Bugün bir spor kulübü yalnızca futbol takımından ibaret değildir. Futbol, basketbol, voleybol, hentbol, atletizm, olimpik branşlar ve diğer faaliyet alanlarıyla birlikte devasa bir ekonomik ekosistemi yönetmektedir.


Yayın gelirlerinden sponsorluk anlaşmalarına, transfer operasyonlarından personel giderlerine, tesis yatırımlarından faiz yükümlülüklerine kadar yüzlerce farklı kalem aynı anda yönetilmek zorundadır. Üstelik bu kurumlar artık yalnızca spor kulübü değildir. Milyonlarca insanın aidiyet hissettiği, şehirlerin kimliğini taşıyan ve ülkemizi uluslararası alanda temsil eden sosyal yapılardır. Bu büyüklüğe ulaşmış markaların yalnızca kulüp içi mekanizmalarla denetlenmeye çalışılması, günümüz gerçekleriyle tam anlamıyla örtüşmemektedir.


Kulüplerin denetleme kurulları son derece önemli ve değerli yapılardır. Ancak mevcut ekonomik hacimler düşünüldüğünde, bu kurulların tek başına tüm süreci eksiksiz biçimde denetleyebildiğini söylemek gerçekçi değildir. Burada sorun kişiler değil, sistemdir.


Bir spor kulübünün gelirleri, giderleri, maaş yükümlülükleri, sigorta ödemeleri, transfer harcamaları, menajerlik komisyonları, satın alma süreçleri, iştirak ilişkileri ve yatırım planları artık profesyonel ve sürekli denetim gerektiren alanlara dönüşmüştür. Bu nedenle belirli mali ve kurumsal kriterleri sağlayan kulüplerin kamu güvencesi altında, bağımsız ve uzman denetim mekanizmaları tarafından düzenli olarak incelenmesi gerektiğine inanıyorum.


Bu yaklaşım kulüplerin özerkliğine müdahale etmek anlamına gelmez. Tam tersine, kulüpleri yönetenleri de koruyacak, taraftara güven verecek ve sürdürülebilir bir mali yapı oluşturacaktır. Çünkü şeffaflığın olmadığı yerde güven, güvenin olmadığı yerde ise sürdürülebilir başarı mümkün değildir.

Üstelik mesele yalnızca kulüplerin bilançosu değildir. Global spor ekonomisinin en tartışmalı alanlarından biri haline gelen transfer piyasası ve menajerlik sistemi de artık daha güçlü denetim mekanizmalarına ihtiyaç duymaktadır. Her yıl artan bonservis bedelleri, komisyonlar, maaşlar ve operasyon maliyetleri, spor ekonomisinin doğal büyüme hızının çok üzerinde ilerlemektedir.


Belki de artık tartışılması gereken konu, belirli kriterleri sağlayan spor kulüplerinin mali ve idari süreçlerinin ilgili kamu kurumları tarafından düzenli biçimde izlenmesi ve raporlanmasıdır. Çünkü sporun büyüklüğü arttıkça sorumluluk da büyümekte, sorumluluk büyüdükçe denetimin kurumsallaşması kaçınılmaz hale gelmektedir.

Etkin denetim yalnızca geçmişi incelemek için değil, geleceği korumak için de gereklidir.


Spor kulüpleri herhangi bir kişinin, grubun veya şirketin ürünü değildir. Bu kurumlar milyonlarca insanın ortak hafızası, şehirlerin kimliği ve ülkemizin uluslararası temsil gücüdür. Böylesine büyük değerlerin sürdürülebilirliği yalnızca iyi niyetle değil, güçlü sistemlerle sağlanabilir.

Samimi duygularla, gönüllülük esasıyla çalışan insanlar olarak artık sistemin yükünü omuzlamaya değil, sistemin doğru kurulmasına odaklanmalıyız.


Çünkü sporun geleceği için etkin denetim artık bir tercih değil, bir zorunluluktur.

 

Önceki Yazı
54 Bin, 71 Bin ve 100 Bin kişilik dev arenalar! Türkiye Dünya Kupası'na hazır!
Sonraki Yazı
Siyah-Beyaz Derneği'nin lansmanı yapıldı!