ARA

Saved articles

You have not yet added any article to your bookmarks!

Browse articles

Çerez Politikası

Bu web sitesi, en iyi deneyim yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanır. KVKK metinlerine ulaşmak için tıklayınız Gizlilik Politikası

Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer değil bu

Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer değil bu.

Bu, yanlışları tekrar ederek alıştığımız bir çöküşün adı.
Her mağlubiyeti “süreç”, her hayal kırıklığını “sabır”, her plansızlığı “yeniden yapılanma” diye açıklarsak; sonunda kaybetmeyi normalleştiririz.

Beşiktaş’ın ihtiyacı romantik teselliler değil; akıl, plan, cesaret ve hesap verebilirliktir.
Çünkü bazı yenilgiler öğretir.
Ama bazı yenilgiler, aynı hataların üstü örtüldüğü için sadece büyür.

Bugün artık çok açık görülüyor ki Beşiktaş’ın futbol aklı eksiktir.
Bu eksiklik yalnızca sahadaki oyunda değil; kadro mühendisliğinde, transfer politikasında, teknik yapılanmada, sezon planlamasında ve kriz anlarını yönetme refleksinde kendini göstermektedir.

Plansız transfer harcamalarıyla, günü kurtarmaya dönük hamlelerle, birbirini tamamlamayan oyuncu tercihleriyle ve futbolun bütününü kavrayamayan dağınık karar mekanizmalarıyla sürdürülebilir bir başarı inşa edilemez. Beşiktaş gibi tarihi, iddiası ve sorumluluğu büyük bir kulübün kaderi; tesadüflere, bireysel parlamalara, son dakika hamlelerine ya da rakiplerin hata yapmasına bırakılamaz.

Üstelik bu sezon önümüze gelen tablo, yalnızca lig yarışıyla da sınırlı değildir. Böylesine fırsatlarla dolu, yolu açılmış, kaderin neredeyse “al ve yürü” dediği bir kupa organizasyonunda dahi yeterli konsantrasyonun sağlanamaması; meselenin yalnızca kalite, yalnızca kadro, yalnızca teknik direktör ya da yalnızca oyuncu performansı olmadığını bir kez daha göstermiştir.

Sorun daha derindedir.
Sorun, Beşiktaş’ın futbol hafızasında ve teknik kadrolarındaki yönetim biçimindedir.
Sorun, karar alma kültüründedir.
Sorun, başarıyı planlamak yerine başarıya rastlamayı bekleyen anlayıştadır.

Bu nedenle artık pansuman değil, gerçek bir tedavi gerekir.
Her anlamda revizyon, her anlamda değişim, her anlamda dönüşüm şarttır.

Beşiktaş’ın futbol yapılanması baştan aşağı ele alınmalı; transfer aklı, scout sistemi, sportif direktörlük modeli, teknik planlama, altyapı entegrasyonu, maaş dengesi, oyuncu profili ve oyun kimliği aynı masada yeniden tarif edilmelidir. Çünkü Beşiktaş yalnızca oyuncu değiştirerek değil, aklını değiştirerek ayağa kalkabilir.

Bugünün meselesi bir maçın kaybı değildir.
Bugünün meselesi, Beşiktaş’ın hangi akılla yarına yürüyeceğidir.

Ve artık şu gerçeği yüksek sesle söylemek gerekir:

Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer değil bu.
Bu, plansızlığın ve dağınıklığın büyüttüğü bir alarmdır.

O alarmı duymayanlar, yarın aynı enkazın altında yine “sabır” nutukları atar.
Ama Beşiktaş’ın sabra değil; doğru akla, güçlü iradeye ve köklü bir dönüşüme ihtiyacı vardır.

Önceki Yazı
Beşiktaş, Ziraat Türkiye Kupası'na yarı finalde veda etti!
Sonraki Yazı
Orkun Kökçü: Taraftarlarımızdan özür diliyoruz!